POLİTİKA
Avşar: "Mesele sivrisinek avlamak değil, bataklığı kurutmak"
CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, TBMM Genel Kurulu'nda Çocuk Haklarını Koruma Kanun Teklifi üzerine söz alarak iktidarın suça sürüklenen çocuklara yönelik güvenlikçi ve cezalandırıcı politikalarını eleştirdi. Avşar, suça yol açan çocuk yoksulluğu gibi kök sebeplerin görmezden gelindiğini vurguladı.
TBMM'de Çocuk Adalet Sistemi Tartışması: "Cezalandırıcı Anlayış Merkeze Alındı"
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda, Çocuk Haklarını Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşmeleri sürüyor. Teklifin 4. maddesi üzerine konuşan CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, iktidarın çocuk adalet sistemindeki koruyucu, önleyici ve onarıcı yaklaşımı tamamen terk ettiğini savundu.
Avşar, 25 yılın ardından derinleşen sorunlar karşısında yetersiz adımlar atıldığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Mesele sivrisinek avlamak değil, bataklığı kurutmak. İktidar kök sebepleri yok sayarak, cezalandırıcı ve güvenlikçi bir anlayışı merkeze alıyor. Bu yaklaşım eksik ve sorunu çözmekten uzaktır."
Çocuk Suçlarında Korkutan Artış: Organize Suçlar %236 Yükseldi
İçişleri Bakanlığı’nın Komisyona sunduğu verileri paylaşan Avşar, 2020-2025 yılları arasında suça sürüklenen çocuk (SSÇ) sayısındaki artışın ürkütücü boyutlara ulaştığına dikkat çekti.
Verilere göre çocukların karıştığı olaylarda:
Organize suçlar: %236,4 artış
Kişilere karşı işlenen suçlar: %58,9 artış
Uyuşturucu dosyaları: %21,6 artış (Mahkeme aşamasındaki dosya sayısı 14.224'e ulaştı)
Çocukların En Çok Karıştığı 5 Suç Türü:
Kasten Yaralama: %44,5
Hırsızlık: %12,8
Uyuşturucu: %8,0
Tehdit: %6,6
Cinsel Suçlar: %4,3
Avşar, bu tablonun "25 yılın sonunda sorunlar ayyuka çıkınca ve yeni nesil suç örgütleri türeyince" ortaya çıktığını vurguladı.
"790 Sayfalık Komisyon Raporu Çöp mü Olacak?"
Meclis bünyesinde 4 ay boyunca çalışan Suça Sürüklenen Çocukların Araştırmasına İlişkin Komisyon tarafından hazırlanan 790 sayfalık rapora değinen CHP'li vekil, kanun teklifinde bu rapordan faydalanılmadığını belirtti.
Raporların Meclis arşivlerinde tozlanmaması gerektiğini vurgulayan Avşar, "Şayet faydalanılmadıysa bu rapor neden hazırlandı? İlgili kurumlar bu rapordan paylarına düşen ödevleri alacak mı, yoksa bu da diğer raporların kaderini mi yaşayacak?" sorularını yöneltti.
"Ceza" Kelimesi 73 Kez Geçiyor, "Çocuk Yoksulluğu" Hiç Yok!
Kanun teklifinin metin analizini paylaşan Cem Avşar, iktidarın sorunun asıl kaynağı olan sosyo-ekonomik şartları ve çocuk yoksulluğunu göz ardı ettiğini ifade etti.
Metinde "ceza" kavramının 73 kez tekrarlandığını, ancak suça sürüklenmenin en büyük kök sebebi olan "çocuk yoksulluğu" ifadesinin hiç geçmediğini belirten Avşar, iktidarın sebeplerle değil sadece sonuçlarla ilgilendiğini söyledi.
Ailelere "Kusursuz Sorumluluk" Yükleniyor
Kanunun 4. maddesindeki ceza artırımlarını eleştiren Tekirdağ Milletvekili, ebeveynlere yönelik cezai müeyyidelerin sınırlarının zorlandığına dikkat çekti:
"Çocuğun işlediği kasıtlı bir suçun faturası, bakım yükümlülüğü gerekçesiyle anne-babaya kesiliyor. Ailenin ihmali ile çocuğun suçu arasındaki ilişki, ceza hukuku anlamında doğrudan ve kusura dayalı değildir. Suçun altındaki sosyal etkenler yok sayılarak aileye kusursuz sorumluluk yüklemek hataya yol açar."
Gerçek Başarı Kaç Çocuğun Mahkûm Edildiği Değildir
Konuşmasının sonunda ideal bir çocuk adalet sisteminin kriterlerini çizen Cem Avşar, şunları kaydetti:
Gerçek başarı; güvenlikçi politikalarla kaç çocuğun cezalandırıldığıyla değil, kaç çocuğun suçla temasının önlendiğiyle ölçülür.
Kaç çocuğun okula geri kazandırıldığı ve adli sistemden uzak tutulduğu esas alınmalıdır.
En başarılı adalet sistemi, en çok ceza veren değil; çocuğu damgalamadan topluma kazandıran sistemdir.

Haber Merkezi