GÜNDEM
17 Ağustos'un 27. yılında acı gerçek: Depreme halen hazır değiliz!
Marmara Depremi’nin 27. yıl dönümünde TMMOB ve Tekirdağ Akademik Odalar Birliği, Türkiye'nin deprem hazırlıklarındaki tabloyu kamuoyuyla paylaştı. Tekirdağ’da düzenlenen basın toplantısında yetkililer, riskli yapı stokunun hâlâ belirsizliğini koruduğunu ve rant odaklı kentsel dönüşüm politikalarının tehlike yarattığını vurguladı.
"6 Milyon Konut Risk Altında, Bütüncül Envanter Yok"
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası tarafından yapılan açıklamada, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre Türkiye genelinde 6 milyon bağımsız bölümün risk altında olduğu, 2 milyonunun ise acilen dönüştürülmesi gerektiği hatırlatıldı. Ancak 2012'den bu yana yalnızca 1 milyon civarında bağımsız bölümün yıkılabildiğine dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:
Yetersiz Dönüşüm: 13 yılda katedilen mesafe, mevcut riskin yanında oldukça düşük kaldı.
Belirsiz Yapı Stoku: 2017'de tamamlanması hedeflenen yapı envanteri hâlâ kamuoyuyla paylaşılmış değil.
Periyodik Denetim Eksikliği: Binaların sadece yapım yılına bakılması yetersiz; taşıyıcı sistemlere yapılan kaçak müdahaleler ve tadilatlar düzenli denetlenmiyor.
TMMOB Başkanı Çakar: "Rezerv Alan Uygulamaları Ranta Dönüştü"
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar, 6306 sayılı kanun kapsamında uygulanan rezerv yapı alan kararlarının vatandaşları yerinden ettiğini belirtti. Çakar, zeytinliklerin ve kentin değerli arazilerinin ranta açıldığını, plansız kentleşmenin felaketlere davetiye çıkardığını savundu.
Deprem Riski İçin 7 Kritik Acil Eylem Maddesi
Toplantıda, deprem zararlarını en aza indirmek ve güvenli şehirler inşa etmek için şu önlemlerin derhal alınması gerektiği vurgulandı:
Ulusal Yapı Stoku Bilgi Sistemi: Bütün binaları kapsayan şeffaf ve güncel bir envanter oluşturulmalı.
Önceliklendirilmiş Kamu Programı: Müdahaleler risk sırasına göre planlanmalı.
Sosyal Destek: Dar gelirli yurttaşlar için erişilebilir finansman kaynakları sağlanmalı.
Rant Odaklı Değil, Şehir Ölçeğinde Planlama: Parsel bazlı imar tadilatlarına son verilmeli.
Periyodik Bina Kontrolü: Binaların kullanım sürecindeki güvenliği yasal güvenceye alınmalı.
Mühendislik Denetimi: Şantiye şefliği ve yapı denetimi bağımsız ve kamusal bir hizmet olarak yürütülmeli.
Kurumsal Yapılanma: Deprem Şurası ve Ulusal Deprem Konseyi gibi yapılar tekrar aktif hale getirilmeli.
