Bizi Takip Edin
Sessiz Vedalar

Sessiz Vedalar

“Bazı vedalar söylenemez. İnsan sadece bir gün, artık eskisi gibi hissetmediğini fark eder.”



Yazar: Nur Şafak SÜRMEN | Sessiz Vedalar
  • Oynat Duraklat İptal

Hayatımızda bazı vedalar vardır; bir cümleyle başlar, bir kapının kapanmasıyla biter.

 

Ama bazıları vardır ki hiç konuşulmaz.

 

Ne “hoşça kal” denir ne de “artık bitti”…

 

İnsan sadece bir gün, artık eskisi gibi hissetmediğini fark eder.

 

Vedalaşmak için söyleyecek söz bulamazsın.

 

Ne diyeceksin ki?

 

Her veda kızgınlıkla, öfkeyle ya da nefretle yaşanmaz. 

 

Bazen insanın içinde yalnızca bir acı, bir üzüntü, bir çaresizlik vardır. Bir şeylerin eskisi gibi olmadığını bilirsin ama bunu anlatacak doğru cümleyi bulamazsın.

 

Devam etmek istersin… Ama ettiremezsin.

 

Anlatılamayan sözlerle için, sessizce acır.

 

Sadece araya bir mesafe girer.

 

Eskisi kadar sık aramazsın.


Bir şey anlatmak istediğinde artık aklına gelmez.


Eskiden birlikte güldüğünüz şeyler, bir süre sonra sana hiçbir şey hissettirmez.

 

Ve bir gün fark edersin:

 

O insan hâlâ hayatının bir yerindedir ama artık senin hayatında değildir.

 

Belki de en zor vedalar bunlardır.

 

Çünkü ortada büyük bir kavga, bir ihanet, ağır sözler yoktur.

 

Sadece iki insanın yolları sessizce birbirinden uzaklaşmıştır.

 

Bazen de bir insana değil, onun yanındaki kendimize veda ederiz.

 

Bir zamanlar olduğumuz kişiye…

 

O ilişkide sustuğumuz hâlimize, kendimizden vazgeçtiğimiz günlere, sırf kaybetmemek için tutunduğumuz şeylere…

 

Belki uzun süre fark etmeyiz bunu.

 

Sonra bir gün büyürüz.

 

Değişiriz.

 

Ve eskiden katlanabildiğimiz bazı şeyler artık içimizi daraltmaya başlar.

 

İşte o zaman kendimize şu soruyu sorarız:

 

Aynı yerde kalıp kendimizden biraz daha mı uzaklaşacağız, yoksa kendi yolumuza mı döneceğiz?

 

Belki de her uzaklaşma bir kayıp değildir.

 

Bazı insanlar hayatımızdan çıktığında boşluk bırakır.

 

Bazıları ise yer açar.

 

Yeni bir insana değil sadece…

 

Yeni bir düşünceye,


yeni bir hâle,


kendimize daha yakın bir yaşama…

 

Ve belki yıllar sonra dönüp baktığımızda anlarız:

 

Bazı vedalar bizi eksiltmemiştir.

 

Bizi kendimize geri getirmiştir.

 

Her şeyi bırakmak, bütün hayatımızı değiştirmek zorunda da değiliz. Bazen aynı evin içinde, aynı işin başında, aynı ilişkinin içinde bile kendimize yeni bir alan açabiliriz.

 

Çünkü belki mesele gitmek değildir.

 

Mesele, kendine yeniden yer açmaktır.

 

Belki senin de hayatında böyle sessizce uzaklaştığın biri vardır.

 

Belki hâlâ adını koyamadığın bir veda…

 

Ya da belki bugün fark ediyorsundur:

 

Gitmesine izin verdiğin kişi değil, o kişiyle birlikte geride bıraktığın eski hâlinmiş asıl vedan.

 

Bazen geride bıraktığımız yalnızca bir insan değildir. Onun yanında susturduğumuz sesimiz, ertelediğimiz isteklerimiz, kendimizden uzaklaştığımız yıllardır.

 

Ve belki de sessiz vedaların en derin tarafı tam burada başlar.

 

İnsan bazen kaybetmekten korktuğu için kendinden vazgeçer. Sonra bir gün, kendini yeniden bulabilmek için bazı şeyleri geride bırakması gerektiğini anlar.

 

Bu kolay değildir.

 

Çünkü alışkanlıklarımız, anılarımız, geçmişte verdiğimiz emek ve içimizde taşıdığımız umutlar bizi olduğumuz yerde tutabilir.

 

Ama insanın kendine dönmesi de bazen bir vedayla başlar.

 

Geçmişteki kendimize kızmadan, yaşadıklarımızı inkâr etmeden, o günkü aklımızla ve imkânlarımızla elimizden geleni yaptığımızı kabul ederek…

 

Dünkü kendimize teşekkür edip bugünkü kendimize yer açmakla…

 

Belki de bazı vedalar hiçbir zaman tamamen silinmez. Yalnızca içimizdeki yerleri değişir.

 

Artık canımızı eskisi kadar yakmazlar. Bize neyi kaybettiğimizi hatırlattıkları kadar, kendimizle ilgili neleri fark ettiğimizi de hatırlatırlar.

 

Ve gün gelir, dönüp geçmişimize baktığımızda şunu anlayabiliriz:

 

Bazı vedalar bir son değil, kendimize dönüşün başlangıcıdır.

 

Belki de kendimize sormamız gereken soru şudur:

 

Hayatımda hangi vedayı hâlâ taşıyorum?

 

Bir insandan uzaklaşmanın acısını mı?


Söyleyemediklerimi mi?  

      

Yoksa değişirken geride bıraktığım parçalarımı mı?       

                                                                                                                                

Bazen yalnızca yaşadıklarımızdan öğrendiklerimizle kendimize doğru yürümeye başlamaktır.

 

Ve belki de insan, kendine döndüğü gün anlar.

 

Çünkü bazı vedalar, kendimize yeniden dönebilmek için açılan bir kapıdır.

 

Okumaya Devam Et
Yorum Yapın
UYARI: Üye ve abone olan kullanıcılar içindir. Yorum yapamak için üye / abone girşi yapmalısınız.
Abone / Üye yorumu (0)
Anlık yorum (0)    makale hakkında anlık beğeni ve tartışma için Kullanıcı adınızı ve diğer kullanıcıların da yorumuna ve cevap   hakkına açık anlık beğeni ve tartışma metnini iletebilirsiniz.
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, tartışma metninden kaynaklı hukuki sorumluluk kullanıcıya aittir.

Mesajınız iletildi! Sayfayı yenileyerek mesajınızı görebilirsiniz...