KÜLTÜR & SANAT
Kokularla felsefe deneyimi büyük ilgi gördü
Kültür ve sanatın Trakya’daki kalbi, 3 Kalem Trakya ve Balkanlar Kültür Sanat Derneği’nin imzasını taşıyan büyüleyici bir etkinlikle yeniden çarptı.
ÖZEL HABER: BÜLENT KUTLUTÜRK
Bölgenin entelektüel dokusuna zarif dokunuşlar yapan “Değirmenaltı Buluşmaları”, bu kez katılımcılarını alışılmışın çok ötesinde, duyusal ve zihinsel bir yolculuğa çıkardı. Programın şüphesiz en büyüleyici, en sıra dışı durağı ise sanal dünyada “Küçük Kara Balık” mahlasıyla tanınan Nazlıgül Bekil’in imzasını taşıyan “Kokularla Felsefe” atölyesi oldu.
Değirmenaltı Mahallesi’nin sıcak ve sanatsal atmosferiyle öne çıkan mekanlarından Arsera Kafe, o akşam sadece bir buluşma noktası değil; kokuların, anıların ve felsefi sorgulamaların birbirine karıştığı büyülü bir sahneye dönüştü.
Zamana Dokunan Mottolar: "Kokuların İzinde, Düşüncenin Derininde"
Nazlıgül Bekil’in “Kokuların izinde, düşüncenin derininde” diyerek kapılarını araladığı atölye, katılımcıların bir çember etrafında yan yana gelmesiyle başladı. Birbirinin gözlerine bakan, aynı havayı soluyan ve aynı soruların peşine düşen katılımcılar için zihinlerin ve kalplerin kilitleri birer birer açıldı.
Atölye boyunca elden ele gezen özel esanslar, sadece birer koku değil, adeta geçmişe ve bilinçaltına açılan birer anahtardı. Her bir esans koklandığında salonda derin bir sessizlik hakim oluyor; ardından unutulmuş anılar, çocukluk hisleri ve soyut kavramlar kelimelere dökülüyordu. Katılımcılar, koku duyusunun insan zihnindeki o gizemli ve sarsıcı gücünü keşfederken felsefeyi teorik kitaplardan çıkarıp bizzat yaşadılar.
Şiirin Kokuyla İmtihanı: Orhan Veli ve Müşfik Kenter Zirvesi
Etkinliğin estetik doruk noktası ise edebiyat ile koku sanatının kusursuz senkronizasyonunda yaşandı. Salonda usta tiyatrocu Müşfik Kenter’in o derin ve büyüleyici sesiyle Orhan Veli Kanık’ın ölümsüz eseri “İstanbul’u Dinliyorum” yükselmeye başladı. Ancak bu kez şiir, sadece kulaklarla değil, ruhun tüm gözenekleriyle dinlendi:
- Taze Dağ Kekiği Kokusunda İstanbul: İlk denemede salona yayılan keskin ve taze dağ kekiği kokusu, Müşfik Kenter’in sesiyle birleştiğinde İstanbul sokakları bir anda kırların, memleket kokan yolların ve samimi rüzgarların havasına büründü. Katılımcılar, dağ kekiğinin şiire yüklediği doğallığı ve içtenliği büyülenerek paylaştı.
- Koku Değişti, Şiirin Ruhu Baştan Yazıldı: Ardından zihinsel bir simya gerçekleşti. Şiir aynıydı, ses aynıydı; ancak ortama sunulan koku tamamen değişti. İnanılmaz bir şekilde, kokunun değişmesiyle birlikte İstanbul tasviri katılımcıların zihninde bambaşka bir kimliğe büründü; hüzün, coşku, özlem ve gizem yer değiştirdi. Bir kokunun, koskoca bir edebiyat eserinin hissettirdiği dünyayı nasıl tek bir anda dönüştürebildiği hayranlıkla tecrübe edildi.
Zihinlerde İz Bırakan Büyülü Bir Deneyim
Herkesin özgürce söz aldığı, düşüncelerin samimiyetle harmanlandığı ve duygusal katarsisin yaşandığı Kokularla Felsefe Atölyesi, Değirmenaltı’nda unutulmaz bir iz bıraktı. Katılımcılar geceden sadece yeni fikirlerle değil, ruhlarına dokunan esansların bıraktığı tatlı bir sarhoşlukla ayrıldı.

Ekspres Haber