Bizi Takip Edin
Tekirdağ enkaz altında kalmasın!

Tekirdağ enkaz altında kalmasın!

Bugün İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Tekirdağ Şubesi’nde düzenlenen basın toplantısının ardından uzman mühendislerle gerçekleştirdiğim görüşmeler, kentin üzerindeki acı ve bir o kadar da tehlikeli gerçeği tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.



Yazar: Bülent KUTLUTÜRK | Tekirdağ enkaz altında kalmasın!
  • Oynat Duraklat İptal

Bugün İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Tekirdağ Şubesi’nde düzenlenen basın toplantısının ardından uzman mühendislerle gerçekleştirdiğim görüşmeler, kentin üzerindeki acı ve bir o kadar da tehlikeli gerçeği tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. Toplantı salonundan içeri sızan o ağır hava, dışarıdaki sahil rüzgarıyla tamamen tezat oluşturuyordu. Çünkü mühendislerin masaya koyduğu veriler, kentin makyajının altındaki acı tabakayı açıkça ifşa ediyordu.

 

İnşaat Mühendisleri Odası’nın sahadaki saptamalarına ve teknik analizlerine göre, kentteki binaların yüzde 62’si olası bir depreme karşı riskli grupta yer alıyor. Bu oran, sadece bir istatistik değil; Tekirdağ’ın kalbine saplanmış bir uyarı hançeridir.

 

TRAKYA’NIN ALTINDAKİ SESSİZ TEHLİKE

 

Kuzey Anadolu Fayı’nın kuzey kolu ve bölgedeki hareketlilik, Trakya’yı ve özellikle Marmara Denizi’ne kıyısı olan Tekirdağ’ı birinci derece deprem kuşağında tutuyor. Bilim insanları ve yer bilimciler, Trakya’nın 100 yılı aşkın süredir büyük bir deprem enerjisi biriktirdiğine sık sık dikkat çekiyor. Olası bir Marmara depreminde, Tekirdağ'ın zemin yapısının (özellikle kıyı kesimlerindeki alüvyon zeminlerin) sismik dalgaları büyüteceği biliniyor. 

 

Uzmanların ve odanın paylaştığı verilere göre; şehir genelindeki yapı stokunun büyük bir kısmı mühendislik hizmeti görmemiş, yorgun ve standartların çok altında malzemeyle inşa edilmiş binalardan oluşuyor. Yüzde 62’lik riskli yapı stoku, binlerce hanenin, on binlerce insanın her gece korkuyla uyuduğunu gösteriyor. Ne yazık ki olası bir sarsıntıda binlerce binanın ağır hasar göreceği veya toptan göçeceği gerçeği ile karşı karşıyayız. 

 

KENTSEL DÖNÜŞÜMDE "GEÇ KALINMIŞLIK" AYMAZLIĞI

 

Ancak asıl acı olan, tehlikenin bu denli büyük ve aşikar olmasına rağmen resmi kurumların hâlâ süreci yavaştan alması, bürokratik engellerin arkasına sığınması ve "görev savma" refleksiyle hareket etmesidir. Kentsel dönüşüm, Tekirdağ’da maalesef rantsal dönüşüm tartışmalarına kurban ediliyor ya da "Nasıl olsa henüz deprem olmadı" denilerek öteleniyor. 

 

Resmi kurumların planlama aşamasında gösterdiği hantallık, sahada atılması gereken hızlı ve kararlı adımların önündeki en büyük engellerden birisi. İlgili bakanlıklar, yerel yönetimler ve tüm paydaşlar; kağıt üzerinde kalan projelerden ve topu taca atan toplantılardan vazgeçip derhal harekete geçmeli. Bugün atılmayan her adım, yarın enkaz altında daha fazla can olarak karşımıza çıkacak. 

 

YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR

 

Tekirdağ, Marmara'nın parlayan sanayi ve lojistik üssü olma iddiasını sürdürüyor; ancak bu iddia sağlam temeller üzerine oturmadığı sürece kumdan bir kaleden farksız olacak. İMO’nun çığlık niteliğindeki uyarıları dikkate alınmalı, kentsel dönüşüm bir an önce seferberlik ruhuyla ele alınmalıdır.

 

Evet deprem öldürmez, gecikmiş kararlar ve çürük binalar öldürür. Tekirdağ’ın kaybedecek bir saniyesi bile yok. Yetkililer oturdukları koltukların sorumluluğunu hatırlamalı ve derhal harekete geçmelidir. 

 

NOT: Yazıda kullanılan görsel, yapay zeka tarafından üretilmiştir. 

 

 

Okumaya Devam Et
Yorum Yapın
UYARI: Üye ve abone olan kullanıcılar içindir. Yorum yapamak için üye / abone girşi yapmalısınız.
Abone / Üye yorumu (0)
Anlık yorum (0)    makale hakkında anlık beğeni ve tartışma için Kullanıcı adınızı ve diğer kullanıcıların da yorumuna ve cevap   hakkına açık anlık beğeni ve tartışma metnini iletebilirsiniz.
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, tartışma metninden kaynaklı hukuki sorumluluk kullanıcıya aittir.

Mesajınız iletildi! Sayfayı yenileyerek mesajınızı görebilirsiniz...