Bizi Takip Edin
Kokoreççi açılışına tam kadro, deprem basın toplantısına 3 gazeteci!

Kokoreççi açılışına tam kadro, deprem basın toplantısına 3 gazeteci!

Bugün 17 Ağustos Marmara Depremi’nin 27. yıl dönümü... Ülkenin dört bir yanında hüzünlü anma törenleri düzenlenirken, uzmanlar hayati uyarılarda bulunmaya devam ediyor. Ancak ne yazık ki aradan geçen onlarca yıla rağmen toplum olarak gerekli önlemleri alma konusunda hâlen sınıfta kalıyoruz.



Yazar: Bülent KUTLUTÜRK | Kokoreççi açılışına tam kadro, deprem basın toplantısına 3 gazeteci!
  • Oynat Duraklat İptal

Bugün 17 Ağustos Marmara Depremi’nin 27. yıl dönümü... Ülkenin dört bir yanında hüzünlü anma törenleri düzenlenirken, uzmanlar hayati uyarılarda bulunmaya devam ediyor. Ancak ne yazık ki aradan geçen onlarca yıla rağmen toplum olarak gerekli önlemleri alma konusunda hâlen sınıfta kalıyoruz. 


Böylesine kritik bir günde, kamuoyunun ve medyanın gözü kulağı doğal olarak konunun birinci dereceden muhataplarında olmalı. Deprem felaketine karşı ilk dinlenmesi gerekenler; mimarlar, mühendisler, şehir plancıları ve kent idarecileridir. Basının da asli görevi, uzmanların bu hayati uyarılarını topluma aktarmaktır. 


Acı Gerçek: Toplumsal Duyarsızlık Basına da Yansıyor 


Ne var ki toplumun genelindeki vurdumduymazlık, ne yazık ki gazetecilere de sirayet etmiş durumda. Tekirdağ’da bu sabah saat 11.00’de TMMOB’a bağlı Mimar ve Mühendis Odaları’nın düzenlediği hayati deprem toplantısını sadece üç gazetecinin takip etmesi, bu acı tablonun en somut göstergesi oldu. 


İnsan sormadan edemiyor: Bu sadece bir ilgisizlik mi, yoksa işin içinde başka "duygusal" hesaplar mı var? Yeni açılan bir kokoreççinin kurdele kesimine tam tekmil katılan yerel basının; kentin geleceğini ve insan hayatını ilgilendiren bir toplantıyı görmezden gelmesi son derece üzücüdür. 


Gazetecilik Sadece İlan ve Reklam Değildir 


Tekirdağ yerel basınının ekonomik anlamda zorlu bir süreçten geçtiği, reklam ve ilan gelirlerinin ciddi oranda düştüğü bir gerçek. Kamu görevi ifa eden gazetecilerin alın terinin karşılığını alamadığı da yadsınamaz. Bu yüzden ilan ve finansal destek beklentisi olan kurumların toplantılarına öncelik verilmesi bir noktaya kadar anlaşılabilir. Fakat konu deprem ve insan hayatı olduğunda, bu durum mazeret kabul etmez. 


Her şey reklam veya ticari kaygı demek değildir. Gazetecilik, her şeyden önce bir kamu görevidir. Toplumun en hayati meselesi olan deprem gerçeğinde, halkın haber alma hakkı her türlü ticari hesabın üstünde tutulmalıdır. 


Tekirdağ’da ortaya çıkan bu manzara, yerel basınımız adına düşündürücü ve üzüntü vericidir. Dileriz ki meslektaşlarımız yalnızca gelir kaygısıyla değil, temsil ettikleri kamu yararı bilinciyle habercilik yapmaya yeniden özen gösterirler.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapın
UYARI: Üye ve abone olan kullanıcılar içindir. Yorum yapamak için üye / abone girşi yapmalısınız.
Abone / Üye yorumu (0)
Anlık yorum (0)    makale hakkında anlık beğeni ve tartışma için Kullanıcı adınızı ve diğer kullanıcıların da yorumuna ve cevap   hakkına açık anlık beğeni ve tartışma metnini iletebilirsiniz.
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, tartışma metninden kaynaklı hukuki sorumluluk kullanıcıya aittir.

Mesajınız iletildi! Sayfayı yenileyerek mesajınızı görebilirsiniz...