KÜLTÜR & SANAT
Mikes Kelemen Ve Kayıp Evinin Hikayesi
II. Rákóczi Ferenc'in sadık katibi ve Macar edebiyatının simge isimlerinden Mikes Kelemen'in sürgün yıllarını geçirdiği bu ev, günümüzde yerini modern bir kreşe ve duvarındaki zarif bir ahşap anıta...
II. Rákóczi Ferenc'in sadık katibi ve Macar edebiyatının simge isimlerinden Mikes Kelemen'in sürgün yıllarını geçirdiği bu ev, günümüzde yerini modern bir kreşe ve duvarındaki zarif bir ahşap anıta bıraksa da iki halk arasındaki asırlık dostluk bağını yaşatmaya devam ediyor. Araştırmacı-yazar Münir Satkın'ın eserine de konu olan Kelemen'in konakladığı bu mekan, somut varlığını kaybetmiş olsa bile Tekirdağ'ın kent kültüründe unutulmaz bir simgesel durak olarak varlığını sürdürüyor.Macaristan tarihinin en önemli edebiyatçılarından ve özgürlük mücadelesi figürlerinden biri olan Mikes Kelemen, Erdel doğumlu bir diplomat, katip ve yazardır. II. Rákóczi Ferenc'in en sadık yol arkadaşlarından biri olarak bilinen Kelemen, 18. yüzyılın başlarında Avusturya Habsburg Hanedanı'na karşı başlatılan bağımsızlık savaşının başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından lideriyle birlikte sürgün yoluna düşmüştür. Osmanlı İmparatorluğu'nun konukseverliğiyle 1720 yılında Tekirdağ'a yerleşen Macar kafilesinin en dikkat çeken isimlerinden olan Kelemen, hayatının kırk yıldan fazla bir süresini bu kıyı kentinde geçirmiştir. Onun dünya edebiyat tarihine geçen en büyük eseri olan ve hayali halasına yazdığı mektuplardan oluşan "Türkiye Mektupları", hem Macar nesir edebiyatının temelini atmış hem de 18. yüzyıl Tekirdağ'ının sosyal hayatını, gündelik yaşamını ve Osmanlı-Macar ilişkilerini detaylıca belgelemiştir.Mikes Kelemen'in Tekirdağ ile kurduğu bu köklü bağın merkezinde ise kentin tarihi dokusunun önemli bir parçası olan sürgün yılları ve bu yılların geçtiği mekânlar yer almaktadır. Araştırmacı-yazar Münir Satkın'ın kaleme aldığı "Tekirdağ Macar Evleri" isimli kıymetli eserde yer alan bilgilere göre, Mikes Kelemen'in Tekirdağ'da ikamet ettiği dönemde yaşadığı ev, şehrin bilinen noktalarından Peştemalcı Caddesi üzerinde bulunmaktaydı. Rákóczi ve beraberindeki heyetin kentte inşa ettiği ya da konakladığı ahşap konaklardan biri olan bu yapı, uzun yıllar boyunca Macar edebiyatının en önemli eserlerinin kaleme alındığı sessiz bir sığınak işlevi görmüştür. Kelemen, Marmara Denizi'ne bakan bu caddedeki evinde, vatanına duyduğu derin özlemi ve Prens Rákóczi'ye olan sarsılmaz sadakatini satırlarına dökmüştür.Zamanın acımasızlığı ve kentsel dönüşüm süreçleri, ne yazık ki bu tarihi yapının günümüze kadar bütünsel olarak ulaşmasını engellemiştir. Münir Satkın'ın detaylı araştırmalarında belirttiği üzere, Mikes Kelemen'in Peştemalcı Caddesi'ndeki tarihi evi zamanla yıkılmış ve arazinin üzerine sonraki yıllarda özel bir kreş inşa edilmiştir. Şehrin mimari hafızasından büyük bir değer kaybolmuş gibi görünse de Macar halkının ve tarihçilerinin geçmişlerine duyduğu saygı, bu adresi tamamen unutulmaktan kurtarmıştır. Yapı tamamen ortadan kalkmış ve yerine modern bir kreş yapılmış olmasına rağmen, kreşin dış duvarına Mikes Kelemen'in anısını ve bıraktığı edebi mirası yaşatmak amacıyla Macarlar tarafından özel olarak tasarlanmış ahşap küçük bir anıt yerleştirilmiştir.Günümüzde Peştemalcı Caddesi'nden geçenlerin dikkatinden kaçan bu zarif ahşap anıt, bir yandan kreşin cıvıltılı atmosferiyle tezat oluştururken diğer yandan iki halk arasındaki asırlık dostluk bağını temsil etmektedir. Prens II. Rákóczi Ferenc'in sadık katibinin adımladığı bu sokak, yıkılan tarihi binanın yerine dikilen küçük ahşap anıt sayesinde tarih meraklıları ve kenti ziyaret eden Macar turistler için simgesel bir durak noktası olmaya devam etmektedir. Kelemen'in mektuplarında yaşattığı Tekirdağ ruhu, somut mimari eser yok olsa bile bu küçük ahşap anıtın varlığıyla Peştemalcı Caddesi'nin köşe başında nefes almaya devam etmektedir.Mikes Kelemen'in Tekirdağ'daki evi fiziksel olarak zamana yenik düşmüş olsa da geride bıraktığı manevi ve kültürel miras kök salmaya devam etmektedir. Binalar yıkılıp şehirler dönüştürülse bile, caddenin köşesindeki o küçük ahşap anıt hem Kelemen'in vatan hasretini hem de Türk-Macar dostluğunun tarihsel derinliğini geleceğe taşımaktadır. Mimarisi kaybolan bu yapı, edebiyatın ve tarihin gücü sayesinde Tekirdağ'ın ortak hafızasındaki mütevazı ama ölümsüz yerini korumaktadır.Kaynak: Münir Satkın -Tekirdağ Macar Evleri
