POLİTİKA
Yontar: "Kızılay Şirket Değil, Milletin Vicdanıdır!"
CHP Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar, TBMM Genel Kurulu'nda Kızılay Kanun Teklifi üzerine sert bir konuşma yaptı. Kızılay'ın ticarileştirildiğini ve güven kaybına uğratıldığını vurgulayan Yontar, "Şeffaflık ve denetlenebilirlik olmayan bir reform gerçek bir reform olamaz" dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda görüşülen Kızılay Kanun Teklifi’nin 1’inci maddesi üzerine söz alan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar, Türk Kızılayı'nın mevcut durumuna ve kanun teklifindeki eksikliklere dikkat çekti.
Yontar, teklifte kamu yararı, şeffaflık, hesap verilebilirlik ve denetlenebilirlik ilkelerinin yer almamasının büyük bir eksiklik olduğunu belirterek, Kızılay'ın liyakatli ve bağımsız kadrolarla yeniden güven kazanması gerektiğini ifade etti.
"Çocukların Harçlıklarıyla Büyüyen Kurum Holdingleşti"
Konuşmasında Kızılay'ın geçmişteki itibarını ve toplumsal hafızadaki yerini hatırlatan Yontar, kurumun son yıllarda ticarileştirildiğini dile getirdi:
"Bizim çocukluğumuzda 'Kızılay' denilince aklımıza güven, dayanışma ve yardımlaşma gelirdi. İlkokulda öğretmenlerimizin dağıttığı zarflara harçlıklarımızı güvenle koyardık. Ancak 150 yılı aşkın tarihi olan bu ulu çınar, özellikle tek adam rejimine geçildikten sonra holdingleşme, ticarileşme ve partizan kadrolaşma politikasıyla tamamen çürütülmüştür."
"Afet Günlerinde Çadır ve Kan Satışı Unutulmadı"
Pandemi ve 6 Şubat depremlerindeki yetersizliklere de değinen CHP'li Vekil, toplumun Kızılaya para değil güven emanet ettiğini vurguladı:
"Salgında maske dağıtamayan, depremde insanlar canıyla uğraşırken çadır satan bir anlayışla karşı karşıya kaldık. Vatandaş kanını parayla satmıyor, bağışını bir şirketin bilançosunu büyütmek için yapmıyor. Kızılay; maden suyu gelirlerinden iştiraklerinin faaliyetlerine kadar her kuruşun hesabını kamuoyuna vermek zorundadır."
CHP'li Yontar'dan Kritik Sorular: "İştiraklerin Geliri Nereye Gidiyor?"
Meclis kürsüsünden Komisyon Başkanı ve üyelerine seslenen Nurten Yontar, Kızılay yönetimine ve kanun teklifine dair şu kritik soruları yöneltti:
İştirak gelirleri: Kızılay’ın iştirakleri ne kadar gelir elde ediyor ve bunun ne kadarı doğrudan ihtiyaç sahiplerine ulaşıyor?
Denetim mekanizması: Şirket faaliyetleri, yönetim giderleri ve kamu kaynakları nasıl denetleniyor?
Güven vaadi: Yeni düzenlemede kaybolan toplumsal güveni yeniden tesis edecek hangi somut güvenceler var?
Afet alımları: Afet dönemlerinde yapılacak alımlarda şeffaflık nasıl sağlanacak?
"Kızılay Asli Kimliğine ve Demokrasiye Dönmelidir"
Gerçek bir reformun ancak geçmişle hesaplaşarak ve liyakati esas alarak yapılabileceğini altını çizen Yontar, CHP'nin Kızılay vizyonunu şu sözlerle özetledi:
"Kızılay bir şirket değil, milletin vicdanıdır. O vicdanı ticaretin ve siyasetin gölgesine düşüren anlayışla hesaplaşmadan reform yapamazsınız. Biz CHP olarak Kızılay’ın asli kamu yararına, dernek kimliğine, şeffaf ve sivil delegelerin demokratik idaresine dönmesini istiyoruz. Görev alacak kadrolar siyasi yakınlıkla değil; liyakat, mesleki yeterlilik ve tarafsızlıkla seçilmelidir."
